Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Makale 23 Eylül 2025 10:55

Geleceğin Trabzon’u ve artan yağmur riski!

Geleceğin Trabzon’u ve artan yağmur riski!

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yağmur gerçeği

Bilimsel araştırmalar, Doğu Karadeniz’de önümüzdeki yıllarda şiddetli ve kısa süreli yağışların artacağını gösteriyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verileri de Trabzon’da uzun yıllar ortalamalarına kıyasla yağışlarda yükseliş olduğunu doğruluyor. Yani, artık her yağmur damlası bizim için sadece bereket değil, aynı zamanda ciddi bir uyarı niteliğindedir.

Trabzon’un coğrafyası ve akışın yönü

Şehrin yamaçlardan sahile uzanan yapısı, yağmur suyuna doğal bir hız kazandırıyor. Boztepe’den, Aydınlıkevler’den, Karşıyaka, Yeşiltepe, Yenicuma ve Çukurçayır gibi bölgelerden yağan yağmur artık toprağa süzülme şansı bulamıyor. Çünkü şehrin büyük bölümü beton ve asfaltla kaplı. Yağmur damlaları toprağa değmeden, hızlanarak aşağıya doğru iniyor. Sahil hattına ulaştığında ise sorun büyüyor. Yağmur suyu, denizle arasındaki dolgu ve setler nedeniyle denize kavuşamıyor. Böyle olunca da düz alanlarda birikip taşkına dönüşüyor, çevredeki yerleşim yerlerine büyük zarar veriyor.

Tarihten bugüne Trabzon’da sel felaketleri

Trabzon, tarih boyunca sel ve su baskınlarıyla sıkça karşılaşmış bir şehir. 1929’da Of, Çaykara ve Sürmene’de meydana gelen büyük sel felaketinde 146 kişi hayatını kaybetmiş, yaklaşık 2.500 bina yıkılmıştı. 1990’da Trabzon merkez ve çevresinde, özellikle Akçaabat, Maçka ve Tonya ilçelerinde yaşanan şiddetli yağışlar, 45 kişinin hayatını kaybetmesine ve 278 yerleşim biriminin zarar görmesine neden oldu. 1996’da Of ilçesi, ardından 2005’te Solaklı Vadisi sel felaketleriyle sular altında kaldı; ev ve iş yerleri ciddi şekilde etkilendi. Daha yakın tarihlerde, 2019’da Araklı Çamlıktepe Mahallesi’nde 8 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi kayboldu ve büyük maddi zarar oluştu.

Beşirli ve Moloz’da 300 iş yeri su altında 

Son olarak 2025’te Beşirli ve Moloz mevkiinde, yaklaşık 300 iş yeri su baskınlarından etkilendi. Bu sırada esnaf, dükkanlarındaki malını kurtarmak için suya girmek zorunda kaldı. Ancak zemine çok yakın konumlanan elektrik trafoları, felaketin boyutunu katladı. Su ve elektrik birleşimi adeta bir can pazarı yaratırken, her an ölümcül kazaların yaşanma riski gündeme geldi. Bu durum, sadece maddi kaybı değil, insan hayatının ne kadar savunmasız olduğunu da gözler önüne serdi. Trafoların yüksekliğinin artırılması ve güvenli mesafelerin sağlanması artık ihmal edilemeyecek kadar hayati bir gereklilik hâline geldi.

Bu tarihsel örnekler, Trabzon’un doğal afetlere karşı duyarlı bir bölge olduğunu ve geçmişten alınacak derslerin önemini bir kez daha gösteriyor.

Suyun denize ulaşması

Yağmur suyunun denize ulaşabilmesi için bazı önlemler almak şart oldu. Trabzon’daki dolgu alanları nedeniyle yağmur suları doğal akışını kaybediyor ve denize kolayca ulaşamıyor. Meteoroloji araştırmaları, şehirlerdeki yüzey akışlarının %70’inin asfalt ve beton alanlarda hızlandığını ve toprağa süzülme şansının azaldığını gösteriyor.

Bu nedenle Trabzon’da daha geniş yağmur suyu kanalları, yağmur hatları ve gerekirse pompaj sistemleri kurulmalıdır ve deniz seviyesinden düşük olan alanlar belirlenerek bu alanlar için özel önlemler alınmalıdır. Moloz mevkiinde bulunan işletmelerin birçoğunun deposu alt katında ve muhtemelen deniz seviyesinin de altındadır. Eğer bu yollar açılmazsa, her sağanak sonrasında taşkınlara ve su baskınlarına karşı şehrimiz savunmasız kalacak ve geçmişte Beşirli ve Moloz’da yaşandığı gibi benzer manzaralar tekrar yaşanacaktır.

Rize’den ders almak

Sadece Trabzon değil, tüm bölgeyi görmek lazım. Daha 2 gün önce, 21 Eylül’de Rize’de yaşanan sel felaketi, Fırtına Vadisi’ndeki yıkım ve tahribat hepimizin hafızasında. Kısa sürede yağan yüksek miktardaki yağış, dere yataklarının taşmasına ve büyük zararlara neden oldu. İşin en acı tarafı ise, dere yatağına yakın alanlarda yerleşimlerin hâlâ varlığını sürdürmesi. Özellikle dereye sıfır olarak inşa edilmiş bungalovların vadinin taşması sonucu gerçekleşen yıkım videoları, felaketin boyutunu ve ihmalin sonuçlarını gözler önüne serdi. Bu görüntüler bize açıkça gösteriyor ki “aynı hataları tekrar etmeyelim” demekten başka çaremiz yok.

Trabzon, yağmurun bereketiyle yaşayan bir şehir. Ama artık bu bereket, dikkatsizlik ve plansızlıkla birleştiğinde felakete dönüşüyor. Moloz’da, Beşirli’de ve Rize’de yaşananları sadece birer olay gibi görürsek yanılırız. Bu manzaralar, geleceğimizin habercisi oluyor. Yazıyı güneşli bir günde okumak bazen etkisini azaltıyor; felaketin boyutunu ve riskin ciddiyetini kavramak için, yağmurun gölgesinde düşünmek daha faydalı olabilir.

Şimdi kendimize şu soruyu sormalıyız; Biz bu yağmurun yolunu açmazsak, o da kendi yolunu felaketle açmaya devam etmeyecek mi?

Yorumlar (22)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

T
Türkan Ergün
10 ay önce

Boşuna dememişler Tarih tekerrürden ibaret diye , biz de buna uymak zorundaymışız gibi ders alsakta aldığımız yerde duruyoruz.İlgililer bu gibi yazı ve söylemleri ne zaman dikkate alacaklar merak e

Y
YYILDIRIM
10 ay önce

Gerçekten çok yerinde ve ufuk açıcı bir yazı olmuş. Hem geçmişte yaşanan sel felaketlerini hatırlatması hem de geleceğe dair bilimsel uyarılarla somut çözüm önerileri sunması çok kıymetli. Trabzon’un coğrafi yapısını ve artan yağış riskini bu kadar net bir şekilde ortaya koyması, konunun ne kadar acil olduğunu bir kez daha gösteriyor. Böyle yazılar, hem yöneticiler hem de biz vatandaşlar için büyük bir farkındalık kaynağı. Emeğinize sağlık

T
Temel Aydoğdu
10 ay önce

İyi ki varsınız Erhan bey Trabzonu yönetenlerin sizden faydalandıklarını sanmıyorum ama şehrimizde sizin gibi sorun ve çözüm üreten insan sayısı yok denecek kadar az ve bence sizlerin daha faydalı olabileceği konumlarda değerlendirilmeniz Trabzonu yönetenlerin önceliği olmalı diye düşünüyorum. Bilgi birikiminizi bizimle paylaştığımız için teşekkür ederim.

U
Uğur Ç
10 ay önce

Doğu Karadeniz ve de güzel Trabzon’umuz için yine değinilmesi gereken özel noktalardan birine değinmişsiniz kaleminize sağlık. Malesef bizde önleyici faaliyetleri harekete geçirmek gerekirken, genelde krize müdahale olarak bu faaliyetler dikkat çekiyor. Umarım krize yakalanmadan önce gerekli önlemler alınır.

E
Eray Bilgin
10 ay önce

Kardeşim,gerçekten son 2-3 yıldır Trabzonda Özellikle Merkezde sel olmaya başladı.Eski yıllarda bu kdr olduğunu hatırlamıyorum.Buna çare bulunmalı.İklimler her geçen aene daha kötüye gidiyor.Küresel Isınmanın son demlerine yaklaşıyoruz sanırım.

Tüm Yorumlar (22)

T
Türkan Ergün
10 ay önce

Boşuna dememişler Tarih tekerrürden ibaret diye , biz de buna uymak zorundaymışız gibi ders alsakta aldığımız yerde duruyoruz.İlgililer bu gibi yazı ve söylemleri ne zaman dikkate alacaklar merak e

Y
YYILDIRIM
10 ay önce

Gerçekten çok yerinde ve ufuk açıcı bir yazı olmuş. Hem geçmişte yaşanan sel felaketlerini hatırlatması hem de geleceğe dair bilimsel uyarılarla somut çözüm önerileri sunması çok kıymetli. Trabzon’un coğrafi yapısını ve artan yağış riskini bu kadar net bir şekilde ortaya koyması, konunun ne kadar acil olduğunu bir kez daha gösteriyor. Böyle yazılar, hem yöneticiler hem de biz vatandaşlar için büyük bir farkındalık kaynağı. Emeğinize sağlık

T
Temel Aydoğdu
10 ay önce

İyi ki varsınız Erhan bey Trabzonu yönetenlerin sizden faydalandıklarını sanmıyorum ama şehrimizde sizin gibi sorun ve çözüm üreten insan sayısı yok denecek kadar az ve bence sizlerin daha faydalı olabileceği konumlarda değerlendirilmeniz Trabzonu yönetenlerin önceliği olmalı diye düşünüyorum. Bilgi birikiminizi bizimle paylaştığımız için teşekkür ederim.

U
Uğur Ç
10 ay önce

Doğu Karadeniz ve de güzel Trabzon’umuz için yine değinilmesi gereken özel noktalardan birine değinmişsiniz kaleminize sağlık. Malesef bizde önleyici faaliyetleri harekete geçirmek gerekirken, genelde krize müdahale olarak bu faaliyetler dikkat çekiyor. Umarım krize yakalanmadan önce gerekli önlemler alınır.

E
Eray Bilgin
10 ay önce

Kardeşim,gerçekten son 2-3 yıldır Trabzonda Özellikle Merkezde sel olmaya başladı.Eski yıllarda bu kdr olduğunu hatırlamıyorum.Buna çare bulunmalı.İklimler her geçen aene daha kötüye gidiyor.Küresel Isınmanın son demlerine yaklaşıyoruz sanırım.

F
Figen kansız
10 ay önce

Tüm detaylarını anlatıldığı bir yazı olmuş Dilerim dikkate alınır.kalemine sağlık erhan kardeş

C
CENGİZ
10 ay önce

Kesinlikle ne demişler ''su akar yolunu bulur'' Allah bizleri doğal afetlerden korusun...

M
Mustafa çelik
10 ay önce

Şimdi kendimize şu soruyu sormalıyız; Biz bu yağmurun yolunu açmazsak, o da kendi yolunu felaketle açmaya devam etmeyecek mi? Çok net olmuş yorum yapmıyorum

E
Erhan Eroğlu
10 ay önce

Mustafa Bey Merhaba; yorumunuz için teşekkür ediyorum. Umarım gerekli önlemler en kısa zamanda alınır.

E
Erhan Eroğlu
10 ay önce

Amin, gerçekten öyle. Suya engel olmak yerine doğru kanallar açmak en büyük tedbir olur.

E
Erhan Eroğlu
10 ay önce

Çok teşekkür ederim, güzel dileklerinize içtenlikle katılıyorum. İnşallah yetkililer de bu konulara kulak verir. ????

E
Erhan Eroğlu
10 ay önce

Maalesef çok haklısınız, son yıllarda şehir merkezinde bu durum daha belirgin hale geldi. Hem küresel iklim değişikliği hem de şehirleşmenin yanlış yönlendirilmesi bu sorunları büyütüyor. Artık kalıcı ve akılcı çözümler üretmek şart.

E
Erhan Eroğlu
10 ay önce

Çok teşekkür ederim kıymetli yorumunuz için. ???? Gerçekten de asıl mesele, kriz kapıya dayanmadan harekete geçebilmek. İnşallah bundan sonra önleyici adımlar ön plana çıkar.

E
Erhan Eroğlu
10 ay önce

Çok teşekkür ederim değerli yorumunuz için ???? Böyle sözler bana güç veriyor. Benim tek gayem şehrimize faydalı olmak, sorunları dile getirip çözüm önerileri sunabilmek. İnşallah yönetenler de halkımızın sesine kulak verir ve birlikte Trabzon’u daha yaşanabilir hale getirebiliriz.

E
Erhan Eroğlu
10 ay önce

Çok teşekkür ederim bu kıymetli değerlendirme için ???? Amacım tam da dediğiniz gibi hem geçmişten ders çıkarmak hem de geleceğe dair somut adımların önemini hatırlatmaktı. İnşallah bu farkındalık hem yönetenler hem de biz vatandaşlar arasında karşılık bulur.

E
Erhan Eroğlu
10 ay önce

Çok doğru bir noktaya değindiniz. ???? Asıl mesele ders almakta değil, o dersi hayata geçirmekte. Umarım bu kez gerçekten kulak verilir ve aynı hataları tekrar etmek zorunda kalmayız.

S
Saadet Bayram
10 ay önce

Dikkate alınacak bir yazı olmuş dilerim gerekli tedbirler alınır

M
Mustafa ilhak çelik
10 ay önce

Şimdi kendimize şu soruyu sormalıyız; Biz bu yağmurun yolunu açmazsak, o da kendi yolunu felaketle açmaya devam etmeyecek mi? Bu cümle olayı özetlemiş kalemine sağlık

S
Süleyman DEĞİRMENCİ
10 ay önce

Kamu denetimi ve tedbiri şart, yoksa insanoğlu hep anlık çıkarını dusnuyor ve felaket ve sorunlardan kaderci yaklaşımla ders almıyor. Emeğine sağlık çok yerinde bir yazi olmuş. Yetki verilen kişi ve kurumlar umarım farkına varır bu ve benzeri uyarıları.

E
Erhan Eroğlu
10 ay önce

Değerli yorumunuz için teşekkür ederim. Umarım gerçekten gerekli adımlar atılır ve öneriler hayata geçirilir.

E
Erhan Eroğlu
10 ay önce

Çok teşekkür ederim, tam da anlatmak istediğim nokta buydu. Doğanın kendi yolunu bulduğunu unutmadan biz insanlar olarak doğru adımları atmalıyız.

E
Erhan Eroğlu
10 ay önce

Değerli yorumunuz için teşekkür ederim. Ne yazık ki dediğiniz gibi çoğu zaman günü kurtarmaya odaklanılıyor. Oysa kamu denetimi ve kalıcı tedbirler olmadan sorunların tekrar etmesi kaçınılmaz. Dilerim yetkililer de bu uyarıları dikkate alır.