Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Makale 04 Mayıs 2025 09:20

Nedir bu yakınmalar?

Nedir bu yakınmalar?

Bir Zen manastırında kurallar katı. Konuşmak yasak, her keşişin on yılda bir sadece 2 sözcük söyleme hakkı var. Birinci on yılı dolduğunda başkeşişin huzuruna çıkıyor biri.

"Konuş evladım." diyor usta.

"Yatak sert..."

"Hımm... Tamam, gidebilirsin."

İkinci on yılı dolar dolmaz keşiş çıkıp geliyor yine:

"Yemekler kötü..."

Sayılı yıl çabuk geçer. Üçüncü on yılın sonunda gelip aynı adam,

"Ben bırakıyorum..." diyor.

"Bırak valla!.. Nedir bu? Sürekli şikâyet, sürekli şikâyet..."

Bir noktadan sonra insanın canına tak ediyor. Nedir bu insanların, tadımızı kaçıran yakınıp durmaları? "Haberin var mı, oluklardan / Akan su sesinde bahar geliyor" diye mutlu olunacak zamanlardayız oysa. Bu feryadı figanı anlayabilene aşk olsun! Şu güzelim günleri göremeden henüz 46'sında dünyamızdan çekip giden Tarancı üstadın dilediği zamanlara geldik. "Ne zengin fakir ne sen ben farkı olsun / Kış günü herkesin evi barkı olsun... / Olursa bir şikâyet ölümden olsun" dediği. Hâl böyleyken "hak, hukuk, adalet" nidalarına tıkarım ben kulaklarımı.

"Hasta kızımı serbest bırakın, onun yerine beni alın." diyor bir baba.

"Dizi filmin sonunu beğenmedim." diye mektup yazmış bir kadın.

"Bir gün bile yatarı olmayan suçlamadan tutuklandık." diyor gençler.

"Yamaç paraşütü yapanlar, yukarıdan geçerken kadınlara özgü havuzları dikizliyorlar."

"Torunuma harçlık veremiyorum, yavrum..."

"Kadınların parkta yoga yapması yasaklansın..."

"Konuşma engelli bir delikanlıyı slogan atmakla suçladılar, iyi mi?.."

"Saç ektirdim. 1 yıl oldu, hâlâ kelim..."

4 bin yıl önceye ait tablette yazıyor. Bir Asur kadını kayyumvalidesini kocasına şikâyet etmiş, "Gel, kurtar beni bu kadından." diyerek.

Şikâyet etmek gibi olmasın ama dostlar, olur olmaz her konuda şikâyetler hiç bitmiyor. Zamanede her şey bu denli iyi gidiyorken üstelik...

Yorumlar (5)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

V
Vatandaş
1 yıl önce

Bu güzel yazılarınız için tekrar çok teşekkürler

L
Levent Odabaş
1 yıl önce

Ah ah Atatürk çok erken gittin. Mekanın cennet olsun. Ne mutlu TÜRK'ÜM diyene

V
Veli
1 yıl önce

Bir yazar olarak milletin sikayetlerini dile getirecekken kulaklarimi tikarim diyorsun. Kendine yeni bir meslek sec bence, cunku disarda hic te senin bahsettigin gibi bir bahar havasi yok, anlarsan tabi…

M
Metin Günaydın
1 yıl önce

Şikayetler ikiye ayrılır muhaliflerin yaptığı şikayetler ve muhaliflere yapılan şikayetlerler İkincisi hızlı bir şekilde degerlendirilirken ilki için hiç bir şey yapılmıyor kalemine sağlık

A
Ali İhsan DİNÇ
1 yıl önce

Her zamanki gibi severek okudum. Lisedeyken, İbrahim Eroğlu adında Edebiyat öğretmenim vardı (Kulakları çınlasın.) Çok sıradışı, bir o kadar da sevdiğimiz bir öğretmendi. Derdi ki; "Üç İbrahim vardır. Birincisi, Hz. İbrahim. İkincisi Sultan 1. İbrahim. Üçüncüsü de bendeniz, İbrahim hocanız. Bu kişileri hiç unutmayın." Ben, bu sayıyı dört yaptım. Bu güzel yazılar sayesinde "İbrahim değil" adını da unutacağımı hiç sanmıyorum.